Bir iş insanı, kişisel birikiminden 5 milyon TL'yi yeni bir girişime yatırabilir. Girişim büyürse önemli bir kazanç elde edebilir; başarısız olursa sermayesini kaybedebilir. Türkiye'de belirli koşulları sağlayan yatırımcılar için bu yatırımın bir de vergi avantajı bulunuyor.
Bireysel Katılım Yatırımcılığı (BKY) sistemi, uygun girişimlere yatırım yapan lisanslı gerçek kişilere, yatırım tutarının belirli bir kısmını yıllık gelir vergisi beyannamelerinde indirme imkânı sağlıyor. Bu avantajdan yararlanmak için şahıs işletmesi kurmak gerekmiyor. Önemli olan, lisansın alınmış ve yatırımın mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmiş olması.
Vergi İndirimi Nasıl Çalışıyor?
Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 82'nci maddesi uyarınca, gerekli koşulları sağlayan yatırımcılar, uygun girişim şirketlerine yaptıkları yatırımın genel olarak yüzde 75'ini gelir vergisi beyannamesine konu kazanç ve iratlarından indirebiliyor. Belirli araştırma, geliştirme ve yenilikçilik programları kapsamında desteklenmiş projelere yapılan uygun yatırımlarda oran yüzde 100'e çıkabiliyor.
Ancak bu indirim, ödenecek vergiden doğrudan düşülmüyor; gelir vergisi matrahından yapılıyor. Ayrıca yıllık indirim tutarı 2,5 milyon TL'yi aşamıyor.
Örneğin, 5 milyon TL yatırım yapan bir patronun yatırımının yüzde 75'i 3,75 milyon TL, yüzde 100'ü ise 5 milyon TL'dir. Buna rağmen yıllık üst sınır nedeniyle ilgili yıl için kullanılabilecek indirim 2,5 milyon TL ile sınırlıdır.
Hangi Gelirlerden İndirilebilir?
BKY indirimi yalnızca şahıs işletmesinin ticari kazancıyla sınırlı değildir. Kanun, indirimin yıllık gelir vergisi beyannamesine konu kazanç ve iratlardan yapılmasını öngörür.
Bu nedenle serbest meslek kazancı veya beyan edilmesi gereken kira geliri bulunan yatırımcılar açısından da indirim imkânı söz konusu olabilir. Ücret gelirlerinde ise ücretin yıllık beyannameye dahil edilip edilmediği önem taşır. Yalnızca işveren tarafından stopajla vergilendirilen ve yıllık beyannameye girmeyen bir ücret üzerinden BKY indirimiyle vergi iadesi alınabileceği varsayılmamalıdır.
İndirim, KDV veya kurumlar vergisinden yapılamaz. Ayrıca yatırılan tutar, şahıs işletmesinin gideri olarak kaydedilmez; kişisel gelir vergisi beyannamesinde ayrı bir indirim olarak değerlendirilir.
Kullanılamayan İndirim Ne Olur?
İlgili yılda beyan edilen gelir, indirim tutarının tamamını kullanmaya yetmiyorsa, kanundaki şartlarla indirilemeyen kısım sonraki yıllara taşınabilir. Devreden tutar, ilgili hükümlere göre yeniden değerleme oranında artırılarak kullanılabilir.
Ancak yıllık 2,5 milyon TL sınırını aşan yatırım tutarı ile bu sınır içinde kalmasına rağmen gelir yetersizliği nedeniyle kullanılamayan indirim birbirinden farklıdır. Yıllık üst sınırı aşan kısmın otomatik olarak sonraki yıllara devredileceği düşünülmemelidir.
Yatırım Öncesinde Hangi Şartlar Aranıyor?
Vergi avantajından yararlanmak için yatırımcının BKY lisansına sahip olması tek başına yeterli değildir. Yatırım yapılan şirketin de mevzuattaki koşulları taşıması gerekir.
Şirketin Türkiye'de tam mükellef anonim şirket olması, gerekli büyüklük ve faaliyet kriterlerini karşılaması, yatırımın nakden ve usulüne uygun biçimde gerçekleştirilmesi önemlidir. Lisansın hisseler edinilmeden önce alınması ve gerekli belgelerin süresinde Bakanlığa sunulması gerekir.
İştirak hisselerinin en az iki tam yıl elde tutulması da vergi desteğinin temel koşullarındandır. Bu süre dolmadan satış yapılması, yararlanılan indirim nedeniyle vergi ve ceza sonuçları doğurabilir.
Hisseler Daha Sonra Satılırsa Ne Olur?
BKY indirimi ile hisse satış kazancının vergilendirilmesi farklı konulardır.
Örneğin, 5 milyon TL'ye yatırım yapan bir patron hisselerini 15 milyon TL'ye satarsa ekonomik kazancı 10 milyon TL olur. Bu kazancın gelir vergisi karşısındaki durumu, payların hukuki niteliğine ve elde tutma süresine bağlıdır.
Usulüne uygun düzenlenmiş anonim şirket hisse senetlerinin iki yıldan fazla elde tutulduktan sonra satılması, ilgili istisna hükümlerinin koşulları sağlanıyorsa satış kazancının gelir vergisi dışında kalmasını sağlayabilir. Ancak şirketin anonim şirket olması tek başına yeterli değildir; payların hukuki niteliği ve diğer koşullar ayrıca incelenmelidir.